TARIMSAL ARAZİLERDE DEĞERLEME

“Köylü Milletin Efendisidir!” Evet, ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün tarımsal üretimin ve tarım alanlarımızın önemini vurguladığı, doğruluğunu ise tartışmasız kabul etmemiz gereken sözüdür. 2021 yılı TUİK verilerine göre Ülkemizde 38.063 ha tarım alanı bulunmaktadır. Tarım alanlarının ise %52,2’sini işlenen tarım alanları, %9,4’ünü uzun ömürlü meyvelikler, %38,4’ünü ise çayır ve meralar oluşturmaktadır. Ülkemizde tarım arazileri ise 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı kanunu ile koruma altına alınmıştır.

Tarım arazileri için Gayrimenkul Değerleme Raporları genellikle tarımsal üretimi destekleme kredileri kapsamında, ilgili bankalar aracılığı ile teminat altına alınması amaçlı yapılmaktadır. Değerleme raporuna ihtiyaç duyulan diğer durumları ise; miras paylaşımı, ortaklıkların ayrılması, mahkeme uzman görüşü, satın alınması öncesinde araştırma ve değer tespiti amaçlı, kamulaştırma, intifa hakkı tesisi… vb durumlar olarak sıralayabiliriz.

Tarım arazilerinin değerlemesinde genellikle emsal karşılaştırma yöntemi kullanılmakta olup, arazinin düzenli ekiminin yapılması veya üzerinde verimli meyve ağaçları olması durumunda ise ürün verimliliğine göre gelir indirgeme yöntemi de kullanılmaktadır. Arazilerin değerini etkileyen faktörleri ise; üzerindeki dikili, ekili ürün durumu, yola cephesi, sınırlarının belirlenmesi, arazi topoğrafyası, sulama imkanları, ulaşım durumu, toprak yapısı, yöresel ürün talebi, yıllık ürün hasatı, elektrik altyapısı, iklim, komşu parsellerin kullanım fonksiyonu … vb olarak sıralamak mümkündür. Ayrıca arazilerin Toprak koruma kanunu kapsamında, ifrazının kısıtlı olması,  yola cephesinin olup olmaması ile ekili-dikili ürün ve toprak yapısına göre üzerine inşa edilebilecek bağ evi veya tarımsal ürün işleme tesisi iznine bağlı olarak değerleme yöntemleri ve değer tespiti de değişmektedir.

Elips Gayrimenkul Değerleme olarak sizlere Ege Bölgesi başta olmak üzere tüm Türkiye’de tarım arazilerinin ekspertizi konusunda hizmet vermekteyiz.